Pzt - Cmt 11.00 - 19.00 Pazar Kapalı

(0212) 561 29 49

Bakırköy/İstanbul

Top

Başar Akman

Dr. Başar Akman / Başar Akman

Psikoz / Psikotik Bozukluk Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Psikoz / Psikotik Bozukluk Ne Demektir? Psikoz "muhakeme bozukluğu" demektir. Kişinin, gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulmasıdır ve “hayal ile gerçeğin birbirine karışması" olarak da tanımlanabilir. Psikoz durumundaki kişinin algıları ve yorumları bozulmuştur, mantıklı düşünemez. Aşırı kuşkuculuk, şüphecilik içinde olabilir. Kendi kafasında yazdığı senaryonun içinde kaybolur. Senarist de yönetmen de kendisidir, başrolde ise kendisi veya başkaları vardır. Kuşkucu düşüncelerinin gerçek olduğuna inanır. Düşüncelerinin aksi yönünde kanıtlar olsa bile, asla ikna olmaz. Psikotik kişinin gerçek dünyayla ilişkisi giderek bozulur. Gerçek dünyadan uzaklaşarak, kendi dünyasında yaşamaya başlayabilir. Düşünce içeriği ve konuşmaları fakirleşebilir. Beş duyusunda bozulmalar olabilir. Kulağına nereden geldiğini anlamadığı sesler işitebilir, başkalarının görmediği şeyleri gördüğünü sanabilir. Zamanla kendine bakımı azalabilir, yıkanmamaya başlar. Evden, odadan hiç çıkmamaya başlayabilir. Sosyal ve mesleki performansı bozulur. Yanlış anlamaları arttıkça alınganlık, sinirlilik, ani parlamalar...

Share

Anksiyete Bozukluğu Nedir? Ne Değildir?

Kişinin yaşadığı kaygı, endişe, panik, gerginlik gibi ruhsal hallerin veya çarpıntı, terleme, nefes almakta güçlük, fenalaşma, ağrı, uyuşma gibi bedensel hallerin şiddeti, sıklığı ve süresi arttıkça kişi, anksiyete belirtileriyle başa çıkmakta zorlanır. Bu da kişinin yaşam kalitesini giderek daha da olumsuz etkiler. Zaman zaman yoğun "anksiyete krizleri" yaşayabilir Kişi, anksiyetesinden çabucak kurtulmaya çalışır ve bunu yaptıkça anksiyetesi daha da artar ve bu kaygılı süreç giderek kişinin umudunu, enerjisini, zamanını çalar. Yoğun anksiyete yaşayan kişinin hayatı: sürekli bir tehlike algısı ve tedbir arayışına dönüşebilir. Bu kısır döngü giderek insanın bedensel, ruhsal, sosyal hayatını olumsuz etkileyebilir. Anksiyete bozukluğu sadece psikolojik bir durum değildir Psiko-somatik, psiko-fizyolojik, psiko-kimyasal kökenleri vardır. Yani psikolojik gerilim bedene de yansımıştır. Bedensel gerilim, psikolojiyi de yansımaktadır. Bir kısır döngü oluşur. Stres, vücutta stres hormonları salgılanmasına yol açar....

Share

Anksiyete Nedir?

Anksiyete, "endişe, kaygı" demektir. Anksiyete, kişide hem RUHSAL, hem de BEDENSEL belirtilerle kendini gösterir. Anksiyetenin RUHSAL belirtileri: Kaygı, endişe, panik, korku, tedirginlik, huzursuzluk, iç sıkıntısı, gerginlik, "diken üstünde hissetmek", "her an kötü bir şey olacakmış hissi", "sevdiklerimin başına kötü bir şey geleceği endişesi", "sebepsiz endişe ve korku hali", "ani bir ses duyunca irkilmek", "sanki arkamda birisi var korkusu". Panik duygusu da, obsesyon olarak adlandırılan takıntılar da, fobi  denilen korkular da, aslında farklı anksiyete çeşitlerindendir. Anksiyetenin BEDENSEL belirtileri: Çarpıntı, terleme, titreme, kas ağrısı, göğüs ağrısı, nefes almakta güçlük, karın ağrısı, bulantı, kusma, iştahsızlık, fenalık hissi...

Share

Psikoterapi Seanslarında Nasıl Çalışıyoruz?

Kendi muayenehanemde, bana başvuran kişilerle nasıl bir psikoterapi çalışması yapıyoruz? Pratikte somut olarak psikoterapinin ilkeleri, kuralları, çerçevesi, özellikleri nelerdir? Psikoterapide neler yapılmaktadır? Psikoterapiye başvuran kişinin yaşadığı olumsuzlukları detaylandırması, somutlaştırması için kafa yorması, hatta zaman zaman detaylıca kelimelere döküp yazmasının; terapinin özellikle başlangıç sürecinde, kişiyi ve yaşadığı güçlüğü daha iyi anlamakta faydası olabilmektedir. Kişinin, kendi kafasını meşgul eden, kendisini yoran, kararsız kaldığı, bocaladığı, zorlandığı, üzüldüğü, kaygılandığı meseleleri netleştirmeye çalışması önemlidir. Bunun için kendi kendine bazı sorular sorup, cevaplar araması istenir. Psikoterapide odaklanmak istediğim meseleler, sorunlar, problemler ne?“O meseleyle ilgili güncelde neler hissediyorum? Ne istiyorum? Ne gibi ikilemlerim var?“Sorumluluklarım ne ve ne değil?Neleri değiştirebilirim? Neleri değiştiremem?Kişinin yaşadığı güçlüklerin kökleri geçmişinde nerelere kadar uzanmaktadır?Nasıl bir ailede büyümüştür?Çocukluğundan gelen hangi eğilimler, bu gününü bile etkilemektedir?Kendi hayatından, ilişkilerinden, psikoterapiden güncelde somut, detaylı neler...

Share

Bireysel Psikoterapinin Amaçları / Hedefleri / Faydaları Nelerdir?

Bireysel psikoterapinin hedefleri/amaçları/faydaları, psikoterapiye başvuran kişiye ve başvurulan psikoterapiste göre şekillenir. Çok farklı psikoterapi ekolleri, okulları ve metotları vardır. Psikoterapistin kişiliği, eğitimi, ehil olup-olmadığı, bilgisi, deneyimi, bağlı olduğu terapi disiplini; psikoterapinin nasıl seyredeceğini belirleyen temel unsurlardandır. Psikoterapiye başvuran kişinin nasıl bir ruhsal yapısı olduğu da en önemli unsurlardandır. Kişi; psikoterapiden ne beklemektedir? Psikoterapiye başlamak ve sürdürmek konusunda ne kadar isteklidir? Yaşadığı ruhsal güçlüklere kafa yormak istiyor mu? Çabucak kurtulacağı kestirme bir yol olmadığını kabullenip, terapistle beraber yola koyulmaya niyeti, umudu, sabrı, cesareti var mı? Hayatının ve terapisinin sorumluluklarını almaya karar verecek mi? Kararlı ve istikrarlı olmayı önemsiyor mu? Sadece günü kurtarmak ve sorunları sadece geçiştirmek mi istiyor? Kalıcılık ve istikrarla ilgili beklentileri var mı? Kişinin yaşadığı ruhsal güçlüğe göre, yapılacak psikoterapi çalışması değişecektir. Kişi endişe/kaygı krizleri...

Share

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi içinde yaşadığı psikolojik güçlüklerden çıkış yolu arayan insanla, psikoterapistin yol arkadaşlığıdır. En geniş tanımıyla: ruhsal sorunlar yaşayan bir insanın; bir psikoterapist ile birlikte sorunları karşılıklı konuşarak birlikte anlama ve iyileştirme çabasıdır. Psikoterapiye başvuran kişi ile psikoterapist arasında; karşılıklı güvene ve açıklığa dayalı farklı bir sohbet ilişkisidir. Bu ilişkinin esas amacı; kişinin yaşadığı güçlüğü iyileştirebilmesi için, yaşadığı güçlüğü önce anlamaya çalışmasıdır. Psikoterapi; kişinin kendi içinde yeni konuşmalar yapmasını teşvik etmektir. Kişi, bütün bunları yapabilmesi için; desteğe, metoda, kılavuza, haritaya, rehbere, yönteme ihtiyaç duyar. Bu yöntem; psikoterapi ilişkisinde; başvuran kişiyle birlikte oluşturulmaya çalışılır. Günümüzde, birçok nedenle, insanın kendisiyle bağlantısı bozulmaktadır. Bunun sonucunda insanın; diğer insanlarla ve hayatla ilişkisi de bozulmaktadır. Aynı kısır döngüler içinde çabalayan günümüz insanı kendini giderek daha yorgun, mutsuz, kaygılı, yalnız, öfkeli, anlaşılmamış,...

Share

Psikolojimizde Neler Oluyor?

Her insanın yaşadığı ruhsal, bedensel, sosyal güçlükler vardır. Bu güçlüklerin çoğu kişinin kendi iç ve dış dünyasındaki ihtiyaç ve çatışmalardan köken alır. Bu insani haller, kişiden kişiye farklı duygularla yaşanır. Kişi, kaygı, endişe, panik, korku, üzüntü, mutsuzluk, umutsuzluk, yorgunluk, çaresizlik, yalnızlık, kırgınlık, kızgınlık, öfke, nefret, gerginlik, suçluluk, boşluk gibi duygular yaşayabilir. Yaşanan bu duyguların sebebi zayıflık veya güçsüzlük, iradesizlik, akılsızlık, şımarıklık, yalancılık DEĞİLDİR. Çoğu zaman insan aynı çıkmaz sokakta, aynı kısır döngülerin içinde çırpınarak, yerinde sayar. Bu durum kişinin enerji ve zaman kaybetmesine neden olur. Kişinin kendisiyle, insanlarla ve sosyal hayatla ilişkisi bozulur. Aile ve evlilik problemleri başlar. İş cephesinde de tahammülsüz ve sinirli olur. Stres, bağışıklık sistemini zayıflatır, kişinin beden sağlığı da bozulmaya başlar. Mağduriyetleri arttıkça kişi giderek yorulur, umudu azalır, yaşadığı güçlükten nasıl çıkacağını...

Share

Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Obsesif Kompulsif Bozukluk nedir? Halk arasındaki adıyla takıntı hastalığı ciddiye alınması gereken bir psikolojik rahatsızlıktır. Obsesif Kompulsif Bozukluk bir akıl hastalığı veya delilik hali değil, psikolojik bir bozukluktur. Bu hastalıkta da bir biyolojik bir alt yapı vardır. Yani beyin biyolojisi vücut kimyasıyla ilgili, bir ilaç desteği gerektiren bi durum vardır. Bu hastalıkta ilaç tedavisi şarttır, ama sadece ilaç tedavisi ile düzelmez, psikoterapi desteği de şarttır. Kişide bir takım, takıntılı haller vardır. Örnek olarak, kirlenme takıntısı ve temizlenme halleri, elim yeterince temizlenmedi, kirlendi ve temizlenmedi döngüsü gibi benzer şeylerin içerisinde devamlı uğraşabilir. Kapıları, tüpleri, muslukları açıp kapatıp kontrol edebilir, kapattım mı? kapatmadım mı? Emin olamama halleri, titizlik ,detaycılık, mükemmeliyetçilik eşlik edebilir. Çok yıpratıcı yorucu bir rahatsızlıktır. Kişiyi de etrafını da çok yıpratır. Obsesif Kompulsif vakalarının ortalama olarak, insanların...

Share

Şizofreni Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Şizofreni halk arasında yerli yersiz kullanılan hastalık isimlerinden birisidir. "Ben şizofren miyim?", "Şizofren mi olacağım?", "O şizofren mi?" seklide çok sık etiketlenmenin yapıldığı bir hastalık. Halbuki şizofreni, çerçevesi iyi bilinen bir tablodur. Evet bir spektrum gibi yani bir yelpaze gibi çok farklı tipleri mevcuttur ve özünde düşünce bozuklukları vardır. Psikiyatride psikoz, hayalle gerçeğin birbirine karışması, hangisi hayal hangisi gerçek kişi kendi kafasında yazdığı kendi algılarıyla değerlendirdiği durumların içinde kaybolur, hangisi hayal hangisi gerçek birbirine karışır, kişinin algıları bozulur, çağrışımları bozulur, giderek dış dünyaya uyumu bozulur. Psikoz dediğimiz bu hayalle gerçeğin birbirine karışma hali sadece şizofrenide değil birçok durumda görünebilir onun için psikoz olan bir çok durum şizofreni olmayabilir. Alkol ve madde kullanımlarında dönemsel psikotik haller gözükebilir. A tipi psikoz denilen bir tablo vardır. Yani tipik...

Share

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk, Halk arasında daha sık adıyla bilinen manik depresif hastalık (bu hastalığın eski adı aslında ama hala kullanabiliyor). Diğer isimleri iki uclu mizac bozukluğu, ya da iki uclu duygudurumu bozukluğu diye de geçiyor. Kişinin mizacında bir takım inişler çıkışlar oluyor. Bir takım dalgalanmalar oluyor. Eski adıyla halet-i ruhiyesinde bir takım iniş çıkışlar oluyor. Kimi zaman kişi içine kapanıp, çökkün hissedebiliyor, kendine güvende azalma, moralsizlik, hiç bir şeyden zevk almama yani depresyon döneminde yani çökkün bir dönemde olabiliyor. Bir uçta depresyon oluyor, diğer uçta tam tersi belirtiler oluyor, kendine güvende artma, çok gülme, güldürme. Aşırı neşeli olma, şarkı türkü söyleme, çok alışveriş yapması, makyaj yapma. Bir coşku hali, sebepsiz bir neşe hali, buna mani deniyor. Bir uçta mani var diğer uçta depresyon var. Bipolar ya da...

Share